• Merhaba, seni biraz tanıyabilir miyiz?

→   Erdem KAYA, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi 5.sınıf

  • Sence hangi üniversitede Tıp okuduğun önemli mi?

→   Bence değil. Bize verilen eğitim daha çok pratisyenlik üzerine. Hastaya doğru yaklaşım, acil müdahele ve doğru yere sevk etme… gibi becerileri bize kazandırmaya çalışıyorlar. Bunları ise mezun olduktan sonra sorumluluğu üzerimize tam olarak aldığımızda yerli yerinde öğrenebileceğimizi düşünüyorum. Fakültedeki eğitimi komple kenara itmiyorum ama asıl iş mezun olduktan sonra kavranılacak. O yüzden Türkiye koşullarındaki bir tıp fakültesinin bu koşulları sağlamak adına yeterli bir alt yapı oluşturabileceğini düşünüyorum.

-Hoca kalitesi burada en önemli şey diyebilirim. Ya da hocaya ulaşma imkanı olan üniversite.

  • Bulunduğun üniversitenin size sunduğu avantajlar, dezavantajlar nelerdir?

→   Hoca yelpazesi çok geniş, kütüphane imkanları iyi bunlar bir avantaj

-Öğrenci sayısı çok fazla bu da dezavantaj.

  • Tıp okumak zor mu?

→   Yani dönemsel olarak zor. Sınava yakın zamanlarda yoğun bir çalışma temposuna giriyoruz. Bu kısmı zor ama diğer kalan zamanlar o kadar da zor değil. Bence öyle öldüm bittim falan değil yani.

  • Fakülte ve kampüs ortamı nasıl?

→   Bizim Üniversitede kampüs ortamı çok yok. Mini kampüsümüzde 4-5 fakülte falan var. Dokuz eylül dağınık yerleşimli daha çok. O yüzden çok sosyal imkanı yok ama gerek de yok yani sahil dolmuş ile 5 dk. Fakültemiz ise 3 binadan oluşuyor. Dekanlık ve derslikler, ortasında ise hastane. Araları çok uzak değil. Yürüme mesafesi. Öyle siyasi olaylarımız falan da olmaz.

  • Bulunduğunuz şehirde öğrenci olmak nasıl, kolay mı? (Ulaşım, kira vs.)

→   izmir koşulları biraz pahalı. Ev kiraları okula yakın olarak 1.200 tl den aşağı değil. Ulaşım rahat. Metro, belediye dolmuşları ve özel dolmuşlar var. Bi de ulaşımda 90 dakika ücretsiz aktarma hakkı var😊 Bisiklet kullanmak için de ideal bir şehir. Sahilde bisiklet yolu da mevcut. Diğer koşullar zaten İzmir yani az çok tahmin edilebiliniyordur.

  • Kadavrayı kaçıncı sınıfta gördünüz? Görünce neler hissetin?

→   1. Sınıfta. Görmeden önce aşırı merak ve heyecan oluyor ama sonrasında pek de bir şey olmuyor. Sıradanlaşıyor. Kokusu biraz hoş değil. Korumak adına içinde bir çok kimyasal var ondan dolayı.

  • Sınav sisteminiz nasıl? Komite nedir?

→   Komite. Her dönemde değişmekle birlikte örneğin 1. Sınıfta ilk dönem ve 2. Dönemde 2 şer sınav toplamda 4 sınav var. Sınavlar da baraj usulü yok. Dersler ve sorular karışık olarak tek sınavda yaklaşık 125 soru olarak geliyor.

  • Sınıfı geçmek çok zor? Sürekli ders mi çalışıyorsunuz?

→   Kendim adıma çok da çalışmıyorum. Sınava yakın zaman harici tabi. Biraz abes olacak ama hocalarımız buraya eşşek bağlasan mezun olur der😊 bence zor değil ya da alıştık.

  • Ders çalışırken nasıl metodlar uyguluyorsun, ezberin iyi olması gerekli midir?

→   Çok az not alırım çünkü yazımı okuyamıyorum. Önce bir konuyu yavaş yavaş okurum anlamaya çalışırım. Üstüne başka konular çalışırım sonra o ilk çalıştığım konuya tekrar dönerim bu sefer daha hızlı okurum. Ortalama bu döngü her konu için 3 defa tekrar eder. En son da çıkmış soruları çözerim. Çıkmış sorulardaki eksiğimi not alır o konuları bir daha tekrar ederim. Sonra Tevekkül. Ezber konusunda ise ezberlenecek şeyleri günlük hayatımda karşılaştığım şeylerle örtüştürmeye çalışırım. Mesela Parkinson hastalığı için Parkinson hastası olan teyzem üzerinden kodlarım. Bunun örneklerini çoğaltabiliriz. Ya da birinde o hastalık varmış gibi kodlarım.

  • Pratik derslere ne zaman başlıyorsunuz?

→   ilk 3 sınıfta ara sıra uygulama dersleri olur. Bu dersler genelde kalabalıkla işlendiği için çok etkili olmaz ama 4. Sınftan sonra hasta başı ziyaretleri ile pratikte epey bir yol katederiz. Yani 4. Sınıftan itibaren, stajlarla birlikte başlıyoruz diyebilirim.

  • Hastanedeki dersleriniz kaçıncı sınıfta başlıyor?

→   4. sınıf

  • TUS nedir?

→   Yani bu konuda çok bilgim yok ama ölüm gibi bir şey

  • Bölüm seçimi ne zaman yapılıyor?

→   Bu mezun olduktan sonra TUS sınavındaki başarımıza göre kendi tercihimiz ile belirleniyor.

  • Tercih dönemindeki arkadaşlara, okuduğun üniversiteyi ve bölümü önerir misin?

→   Öneririm. Okuması öyle dışarıdan abartıldığı gibi zor değil. Yani bunu deme sebebim ben dereceye oynayan bir öğrenci değilim, genelde geçmek için çalıştım ve şükürler olsun bugüne kadar bir problem yaşamadım.

  • Son olarak üniversiteye yeni geçen arkadaşlarımız için söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

→   Nacizane tavsiyem, üniversite sadece ilerideki meslek hayatınıza yönelik eğitim veren yer olarak düşünmemeleri. Üniversite, bir kişinin hayata bakış açısını şekillendiren kompleks bir yer. Peki bakış açımızı nasıl oluşturacağız? Tabi ki doğru insanların fikirlerini araştırarak. Ama önce bir temel oluşturmalı yani ben niye okuyorum, bu dünyada niye varım, sorumluluklarım neler, VAR oluş gayem nedir diye başlayabiliriz. Bunun etrafında Dini bilgiler, Tarih, Sosyoloji… gibi geniş yelpazede konulara hakim olarak, olaylara müdahele eden, bir duruşu olan birer insan olacağız inşallah. Ve son olarak tabi ki de kulüplerde aktif olmalıyız ama  öyle her kulübe giren biri değil, duruşu ve ilkeleri olan bir kulübe yani SİHAT e. Üniversite hayatınızda başarılar dilerim.

SORULARINIZ İÇİN: